|
Sandikli tarihi
Kisa zaman sonra genis ve fotorafli bilgi eklenecektir
SANDIKLI ADI NEREDEN GELİYOR?
Mahallî ve tarihî tetkiklere göre SANDIKLI isminin verilmesinde bazı rivayetler vardır:
Birincisi ilçenin coğrafî durumu itibariyle düz bir ovada, etrafı dağlarla çevrili ve kısmen çukur bir sahada kurulmuş olduğundan, bu durumun sandık manzarası göstermesinden dolayı SANDIKLI denildiği yolundadır.
İkincisi ise Hititler Sandıklı'ya SAMUKA adını vermişlerdi. O dilde bu kelimenin anlamı SANDUK imiş. Sonradan İonların istilasına uğramış Samuka da Mukaddes Sandık manasına gelen APAMİYAKİVATOS ismini almış.
Üçüncü rivayette ise Sandıklı, Selçuklu komutanlarında Emir Sanduk Bey tarafından 1072 yılında fethedildiği için Emir Sanduk'tan dolayı SANDIKLI denilmiştir.
SANDIKLI TARİHİ
1860 yılında ilçe olan, 1869 yılında da belediyelik olan Sandıklı'nın, ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemekle beraber, Frigyalılar döneminde kurulduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır.
Sandıklı bölgesinin en büyük ve en eski yerleşim yeri Kussar şehridir. İngiltere Oxford Ünivesitesi adına arkeolog Dr. Winifred Lamb tarafından , 1935-36-37 yıllarında yapılan ve II. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla yarıda kalan kazılarda 3 kat bulunmuştur. Kalkotik çağı döneminde yerleşim merkezi olan Kusara Anadolu'nun en eski merkezlerinden birisidir. Hititlerin ataları Kusuralıdır.
Bugün Afyon müzesinin büyük bir kısmını buradan çıkarılan eserler doldurmakta ve araştırmalar için bilim adamları beklenmektedir. Günümüzden 7000 yıl öncesine ait bakır çağının özellikleri burada görülmektedir.
Hititlerden sonra bu bölgede Frigyalılar devletinin kurulduğunu görüyoruz. Bu dönemde Sandıklı civarına PENTAPOLİS adı veriliyor ve önemli yollar üzerinde bulunuyordu. Otrus (Çorhisar), Bruzus (Karasandıklı), Eucarpeia (Emirhisar), Hierapolis (Koçhisar), Stecrion (Menteş) adında beş büyük şehir olduğu ve bu şehirlerde 2000 yıl öncesinin önemli merkezlerinde sikkeler basıldığını bilmekteyiz.
Frigyalıların Kimmarler tarafından yıkılmasıyla bu bölgede Lidyalıların egemenliğini görüyoruz. Bu dönemde Sandıklı hakkında fazla bir bilgi bulamıyoruz. Perslerin Anadolu'ya egemen olduğu yıllarda Sandıklı, kervanlarla ulaşım yapanların konaklama yeri olarak önem kazanmıştır.
Sandıklı MÖ.72 yılından MS.395 yılına kadar 470 yıl Romalıların egemenliğinde kalmıştır. Sandıklı MS.395 yılından 1072 yılına kadar Bizans yönetiminde kalmıştır.
Malazgirt Zaferiyle (1071) Anadolu'yu yurt edinen Türkler Anadolu'nun içlerine kadar ilerlemişler ve Sandıklı bölgesi Akdağ kesimine kadar Türkmen beylerinden Dolathan ve Emir Sanduk Bey tarafından Bizanslılardan alınmıştır. Sandıklı ve çevresinde bulunan bazı köy ve kasabalar isimlerini bu Türkmen beylerinden almaktadır.
Anadolu'nun Türk yurdu olmasını perçinleyen önemli bir savş olan Miryakefalon Şavaşı (1176) Sandıklı ve Çivril arasında olmuştur. Bu savaşta 2. Kılıçaslan, Bizans komutanı Manuel Kommen'i yenerek zafere adını yazdırmıştır.
Anadolu Selçuklu Devletinin sona ermesinden sonra Sandıklı Germiyanoğulları'nın hakimiyetine girmiştir. Germiyan sultanı Yakup Çelebi döneminde Sandıklı Yunus Emre'den dolayı dönemin en büyük ilim ve irfan merkezlerinden birisi olmuştur. Bu dönemde Sandıklı Kalesi, Ulu Camii (26 Mart 1379 da açılmıştır), Hamamönü Camii, Yavaşlar Köyü Camii, Alamescid Camii, Yeni Camii arkasındaki han ve Çavuş Çeşme Camiside Germiyanoğulların döneminin eserleridir.
Sandıklı, 1299 yılında kurulan Osmanlı Devletinin güçlendiği yıllarda Germiyanoğulları tarafından Yıldırım Beyazıt'a düğün hediyesi olarak verilmiş ve Osmanlı himayesine geçmiştir. 1402 Ankara Savaşından sonra kısa bir süre Sandıklı Karamanoğulları egemenliğinde kalmış tekrar Osmanlı hakimiyetine geçmiştir.
Anadolu'yu karış karış gezen Evliya Çelebi, ünlü Seyahatname'sinde "Sandıklı Kazası sandık dolusu malı ve mahsulatı bol kazadır." yazmıştır. Evliya Çelebi İstanbul'da yaşasa da Bursa, Manisa ve Sandıklı'da kendine mülkler edinmiştir.
Tarihte adına altın basılan iki şehirden birisi olan Sandıklı 1808 yılında II. Mahmut tarafından Sandıklı Altını adında üç çeşit altın basılmıştır. Bunlar;
1- Çifte Sandıklı Altını (870 ayar 3,40 gram)
2- Çeyrek Sandıklı Altını (870 ayar 1,70 gram)
3- 1/2 Sandıklı Altını (870 ayar 0,85 gram)
Sandıklı, 1860 yılında Abdulmecid devrinde yeniden yapılan Osmanlı idari taksimatında Bursa (Hüdevendigar) vilayetine, 3 nahiyesi (Geyikli (Dinar), Şeyhlü (Çivril) ve Tazkır (Dazkırı)) ile birlikte bağlı bir kaza durumuna getirilmiştir. Sandıklı'ya bu taksimatta ayrıca 215 köy de bağlanarak sınırları Denizli'ye kadar ulaşmıştır. Sandıklı 1869 yılında belediyelik olmuştur.
Afyon ve çevresi Kurtuluş Savaşı'nda Yunan işgaline uğramış ve savaşın en etkili mücadeleleri yöremizde verilmiştir. Yunanlılar Sandıklı'yı kısa bir süre işgal etmişler ve Sandıklı 12 Eylül 1921 de bağımsızlığına kavuşmuştur. Günümüzden yıllarca önce bu kurtuluş günü Sandıklı'da çoşkulu törenlerle kutlanmaktaydı.
Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmış bir Türkiye'de kalkınma çabalarına bir destek de Sandıklı halkı olmuştur. 1925 yılında kurulan Türk Hava Kurumu'nun "Kendi uçağını kendin al" kampanyasına halkımız 1926 ve 1927 yıllarında satın aldığı 2 uçakla katkıda bulunmuştur.
|
|
SANDIKLI
İl merkezine 60 km uzaklıktadır. Antalya-Denizli karayolu ve İzmir-Ankara-İstanbul demiryolu hattı üzerinde kurulmuş önemli yerleşim merkezlerindendir. Sandıklı 1924 yılında ilçe olmuştur. Kaplıcası ve leblebisi ile tanınmaktadır.
İlçenin ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemekle beraber, Frigyalılar döneminde kurulduğu, yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır.Sandıklı bölgesinin en büyük yerleşim yeri Kussar-Kussor idi. Bu şehir, Hititlerin başşehri olarak bilinen Hattuşaş ayarında bir şehirdi. Bu durum Oxford Üniversitesinden Arkeolog Miss.Winifert Lamb tarafından Kussar (Kusura köyü) Höyüğünde yapılan kazılardan anlaşılmıştır.
Kusura şehri, tarih itibariyle M.Ö. 5000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Buradan çıkan eserler Afyon Arkeoloji Müzesi'nde olup, Bakır çağını yansıtmaktadır. Hititlerin M.Ö. 1200 yıllarında yıkılması ile Frig devleti kurulmuştur. Sandıklıda bu dönemde önem kazanmıştır. Tarihte Yanık Frigya olarak bilinen bölge içindeki beş şehri kapsayan Pentapolis bölümü bugünkü Sandıklı ovasına yayılmış olan Koçhisar (Hierapolis), Karasandıklı (Bruzeus), Menteş (Stektoriom), ve Yanıkören (Otreus) önemli yerleşim merkezleri ve antik kentlerdir.
Sandıklı M.S. 395 yılından 1078 yılına kadar geçen süre içerisinde Bizans yönetiminde kalmıştır. 1071 Malazgirt Savaşından sonra zamanla,Türkler bütün Anadolu'ya hâkim olmuşlardır. Anadolu'ya gelen Türkmen boylarının başında Kutalmışoğlu Süleyman, Mesut, Dolatan, Emir Alpyoluk Afşin, Sanduk Beyler bulunuyordu. Afyon ve Sandıklı bölgesi Dolatan ve Emir Sanduk kuvvetlerince Akdağ kesimine kadar, tamamen Bizanslıların elinden alınmıştır.
Selçuklular zamanında Germiyanoğulları, Sandıklı'yı çeyiz hediyesi olarak Yıldırım Beyazıt'a vermişlerdir. Böylece Osmanlı hâkimiyetine geçmiş, Timur'un Anadolu'yu istilâsı ile Osmanlı hâkimiyetinden çıkan Sandıklı, bir ara Karamanoğulları Beyliğinin elinde kalmış ise de, daha sonra tekrar Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir. Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla Anadolu'da irili, ufaklı beylikler kurulmuştur. Germiyanoğulları bundan yararlanarak Sandıklı bölgesini hâkimiyetleri altına almışlardır. Bu dönemde bazı eserler yapılmış ve şehrin tamiri 1325'te tamamlanmıştır. Ulu Camî, yine bu dönemde, 26 Mart 1379'da yapılarak ibadete açılmıştır.
İstiklâl Savaşı yıllarında Sandıklı ve köyleri Yunanlılar tarafından işgal edilmiş ise de uzun
sürmemiştir. İstiklâl Savaşı sonucunda Türkiye Cumhuriyeti idaresine geçmiştir.
İlçe, ilimizin güneybatısında kurulmuş olup, doğusunda Kumalar dağ silsilesi, güneyinde Akdağ, batısında da Ahır dağları ile çevrilidir. Yüzey şekli bakımından ovası alüvyonlu ve verimlidir.
Sandıklı ovasının ortasından Kûfi çayı geçer. Daha ileride Hamam çayı ve Beylik deresi ile birleşip, Dinar ovasını sulayarak Büyük Menderes sularına karışır. İlçe, kışları soğuk ve kar yağışlı, yaz ayları ise kurak ve sıcak bir iklime sahiptir.
İlçede merkez belediye dahil 11 belediye ve 47 köy mevcuttur.
İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 87.982'dir. Bunun 43.791'i ilçe merkezinde yaşamaktadır. Yüzölçümü ise 1036 km²'dir.
İlçede 70 ilköğretim okulu (13'ü, tamamı taşıma nedeniyle kapalı) 6 lise ve dengi okul,
1 Halk Eğitim Merkezi, 1 Çıraklık Eğitim Merkezi, 2 Motorlu Taşıt Sürücü Kursu, 1 Özel Dersane, 5 Özel Yurt Pansiyon, 1 Öğretmen Evi mevcuttur.
İlköğretim okullarında 8142, lise ve dengi okullarda 1499 olmak üzere toplam 9.641 öğrenci öğrenim görmektedir. Halk Eğitim ve Çıraklık Eğitim Merkezlerinde değişik alanlarda kurslar açılmaktadır. İlçede toplam 525 öğretmen görev yapmaktadır.
İlçemizde Afyon Kocatepe Üniversitesine bağlı olarak Sandıklı Meslek Yüksekokulu bulunmaktadır. Bu yüksekokula bağlı 6 bölüm( program) vardır :
1- İşletmecilik Programı(Normal-İkinci Öğretim)
2- Turizm ve Otelcilik Programı (Normal-ikinci öğretim)
3- Elektrik Programı (Normal)
4- Harita Kadastro Programı(Normal)
5- Halıcılık Programı (Normal)
Mobilya Dekorasyon Programı(Normal)
Yüksekokulda ön lisans programı uygulanmaktadır.
İlçede 1 kütüphane bulunmakta, 3 mahallî gazete yayınlanmaktadır. (Sandıklı Postası, Termal ve Sandıklı Hareket haftalık olarak çıkmaktadır.)
İlçede 125 yataklı 1 Devlet Hastahanesi, devlet hastanesi bünyesinde 6 makineli dializ ünitesi, 6 ambulans, 112 acil yardım ve kurtarma hizmetleri, 14 Sağlık Ocağı ve 19 Sağlık Evi, 1 Sağlık Meslek Lisesi sağlık alanında hizmet vermektedir. Ayrıca ilçede 19 adet eczahane bulunmaktadır.
İlçede 500 kişilik bir kapalı spor salonu, 1000 kişilik portatif trübünü bulunan bir stadyum ve 2 semt sahası, 4 adet çocuk oyun alanı bulunmaktadır. Kaymakamlıkça her yıl düzenlenen futbol ve voleybol müsabakaları ile spor faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. İlçede 4 futbol takımı, 1 voleybol ve 1 basketbol takımı ile amatör spor kulübü vardır.
İlçe halkının büyük bir kısmı tarımla uğraşmaktadır. Tarım faaliyetleri büyük ölçüde modern tarım makineleriyle sürdürülmektedir. Daha çok buğday, arpa, nohut, fiğ, şekerpancarı, haşhaş, patates ve vişne yetiştirilmektedir.
GENEL ARAZİ DAĞILIMI
Toplam Arazi Miktarı : 63.000 hektar Sulanabilir Arazi
Ekilen Arazi : 54.297 hektar Devletçe : 4.303. hektar
Nadas Arazisi : 2.601 hektar Halkça: 4.286 hektar
Sebze Arazisi : 377 hektar Toplam : 8.589 hektar
Meyve Arazisi : 243 hektar
Bağ Arazisi : 155 hektar
Kullanılmayan Arazi : 5.327 hektar
İlçede hayvancılık tarım ile müşterek olarak yapılmaktadır. Ova köylerinde koyun ve büyükbaş, dağ köylerinde ise daha ziyade küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. Dağ köylerinde hayvancılık, ova köylerinde tarım daha ağır basmaktadır.
Hayvancılık yaz aylarında daha çok ilçemiz hudutları içerisindeki yaylalarda ve otlaklarda, kış aylarında ise besi şeklinde yapılmaktadır. Toplam büyükbaş 24.420 küçükbaş 56.450 kanatlı kümes hayvanı 147.820'dir. 1.650 adet arı kovanı vardır.
İlçede büyük bir sanayi kuruluşu yoktur. Organize Sanayi kuruluşu çalışmaları devam etmektedir. Küçük sanat erbabının faaliyet gösterdiği 228 işyeri kapasiteli Küçük Sanayi Sitesi bulunmaktadır.
İlçe merkezinde 3 adet un, 4 adet yem, 1 adet ısıcam, 1 adet teneke ve gazoz fabrikası bulunmaktadır. Üretilen patateslerin değerlendirilmesi için cips fabrikası inşaatı tamamlanmak üzeredir. Ayrıca patates un fabrikası yapılması için çalışmalar devam etmektedir.
İlçede 7 banka şubesi vardır. Bunlar; T.C.Ziraat Bankası, Şeker Bank, Halk Bankası, Türk Ticaret Bankası, İş Bankası ve Akbank'tır.
İlçenin Hüdai Kaplıcaları termal Turizm potansiyeli yönünden oldukça zengindir. Örnek niTlfik taşımaktadır. Hüdai Kaplıcaları, çevre özelliğini bozmayan, rastgele inşaat yapımına müsaade edilmeyen niteliğini korumaktadır. Merkezdeki ve Hüdai Kaplıcasında bulunan otel ve villâların toplam yatak kapasitesi 2000'dir. yatak kapasitesi bulunmaktadır.
Hüdai Kaplıcaları Turizm Bakanlığı'nca "Turizm Merkezi" ilân edilmiştir (Bk: Turizm) Kaplıca merkezinde 328 yataklı 2 otel, 1700 yataklı villâlar ve çadır kentler mevcuttur. Böylece iç ve dış turizme hizmet verilmektedir.
İlçe sınırları içerisinde bulunan Akdağ Orman Bakanlığının 29.06.2000 tarih ve MPG.MP.1.23. 03/270 sayılı Olur'larıyla "Tabiat Parkı" olarak tescil edilmiştir. "Akdağ" ve Akdağ'da bulunan "Kocayayla" ile "Tokalı Kanyon" görülmeye ve gezilmeye değer yerleridir.
|